Anksiyete (kaygı bozukluğu) nedir? Anksiyete çeşitleri ve belirtileri nelerdir? Anksiyete tedavisi…

Anksiyete bozuklukları Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) 40 milyon insanı etkilemektedir. Türkiye’de ise yüzde 6-7 civarında insan bu hastalıktan etkilenmektedir. 100 kişiden 6-7’si yaşamlarının herhangi bir döneminde bu rahatsızlığı yaşayabilir. Kadın ve erkek ayrımı olmaksızın herkeste görülebilen anksiyete de en riskli dönemin 10-25 yaş aralığı olduğu söylenebilir. Kadınlarda ve düşük gelir seviyesine sahip kişilerde görülme sıklığı çok daha yüksektir. Şimdi anksiyete hakkında hazırladığımız habere göz atalım. Anksiyete nedir? Anksiyete bozukluğu belirtileri, anksiyete çeşitleri ve tedavisi…

ANKSİYETE (KAYGI BOZUKLUĞU) NEDİR?

Anksiyete, stresli durumlara karşı doğal bir insan tepkisidir, ancak bir tetikleyici olmadan sıklıkla meydana geldiğinde bir durum haline gelir. Amerikan Psikoloji Derneği (APA) kaygıyı “gerginlik hissi, endişeli düşünceler ve artan kan basıncı gibi fiziksel değişimlerle karakterize bir duygu” olarak tanımlar. Normal kaygı duyguları ile tıbbi dikkat gerektiren bir anksiyete bozukluğu arasındaki farkı bilmek önemlidir. Anksiyete bozukluğu olan bir kişi “tekrarlayan düşüncelere veya endişelere sahip olan” olarak tanımlanmaktadır.

ANKSİYETE ÇEŞİTLERİ

Anksiyete bozuklukları altı ana tipe ayrılabilir. Bunlar şunları içerir:

Genelleştirilmiş anksiyete bozukluğu: Bu, spesifik olmayan yaşamsal olaylar, nesneler ve durumlar hakkında aşırı, uzun süreli kaygı ve endişeleri içeren kronik bir bozukluktur. En yaygın anksiyete bozukluğudur. Bu gruba dahil olan insanlar, endişelerinin sebebini her zaman tespit edemezler.

Panik bozukluğu: Yoğun ter ve ani gelişen ataklardaki panik bozukluğunu karakterize eder. Bunlar sallanma, kafa karışıklığı, baş dönmesi, mide bulantısı ve nefes alma zorluklarına yol açabilir. Panik bozukluklar genellikle korkutucu deneyimler veya uzun süreli stres sonrasında ortaya çıkar, ancak tetikleyici olmadan da ortaya çıkabilir. Panik atak geçiren bir kişi hayatı tehdit edici bir hastalık olarak yorumlayabilir. Panik ataklar ayrıca, gelecekteki saldırılardan kaçınmak için davranışlarda büyük değişikliklere yol açabilir.

Fobi: Bu bir irrasyonel korku ve bir nesne veya durumdan kaçınmadır. Fobiler, belirli bir nedene bağlı olarak diğer anksiyete bozukluklarından farklıdır. Korku, akıl dışı veya gereksiz olarak kabul edilebilir, ancak kişi hala kaygıyı kontrol edememektedir. Fobinin tetikleyicileri; durumlar, hayvanlar veya günlük nesneler kadar çeşitli olabilir.

Sosyal anksiyete bozukluğu: Bu, sosyal durumlarda başkaları tarafından olumsuz olarak değerlendirilme korkusudur. Bu, sahne korkusu, samimiyet korkusu ve aşağılanma korkusu gibi bir dizi duyguyu içerir. Bu bozukluk insanların gündelik yaşamın son derece zor hale geldiği noktaya kadar kamusal durumlardan ve insan ilişkilerinden kaçınmasına neden olabilir.

Obsesif kompulsif bozukluk (OKB): Bu, tekrarlayan, üzücü ve müdahaleci olan düşünceler veya eylemlerle karakterize olan bir kaygı bozukluğudur. Bu gruptaki kişiler kaygılarının ve genellikle kendi zorlamalarının mantıksız olduğunu bilirler, ancak kaygılarını hafifletmeye çalışırlar. OKB’si olan kişiler kişisel eşyaları veya elleri takıntılı bir şekilde temizleyebilir veya kilitleri, sobaları veya ışık anahtarlarını sürekli olarak kontrol edebilir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB): Bu, askeri muharebe, cinsel saldırı, rehin durumu veya ciddi kaza gibi önceki travmadan kaynaklanan kaygıdır. TSSB, sıklıkla flashbacklere (geçmişe dönme) yol açar ve kişi tetikleyicileri önlemek için davranış değişiklikleri yapabilir.

Ayrılma anksiyetesi bozukluğu: Bu, güvenlik veya güvenlik hissi veren bir kişi veya yerden ayrıldığında yüksek düzeyde kaygı ile karakterizedir. Ayrılma bazen panik belirtileri ile sonuçlanır. Tepki, ayrıldıktan sonra aşırı veya uygunsuz olduğunda bir bozukluk olarak kabul edilir.

ANKSİYETE BELİRTİLERİ

Anksiyete bozukluğu olan insanlar için stres, panik ve endişe gibi duygular daha uzun sürer, daha aşırı ve kontrol etmek çok daha zordur. Semptomlar arasında huzursuz veya heyecanlı hissetmek, panik atak, konsantrasyon veya uyku sorunu, terleme, nefes darlığı, baş dönmesi ve kalp çarpıntısı da olabilir.

Kaygı ile baş etmek çok zor ve bu etki zayıflatıcı olabilir. Bu çalışamayacağı, arkadaşlarını göremeyeceği veya en ağır vakalarda bile evi terk edip edemeyeceği anlamına gelebilir.

ANKSİYETE TEŞHİSİ VE TEDAVİSİ

Huzursuzluk, yorgunluk, sinirlilik, kas gerginliği, uyku güçlüğü ve konsantrasyon güçlüğü gibi son altı ayda en az üç anksiyete belirtisi var ise, semptomlar günlük yaşamı etkiliyor, (işe veya okula gitmiyorsanız), aşırı endişe yaşıyor ve bu endişeleri kontrol edemiyorsanız bu durumda uzman bir hekim, kaygıyı teşhis edebilir ve olası nedenleri belirleyebilir. Fiziksel muayene ve gerektiğinde laboratuvar testleri anksiyete belirtilerine neden olabilecek bir tıbbi durum hakkında yararlı bilgiler sağlayabilir.

Bir kişinin kaygı bozukluğunun tedavi edilmesi, kaygı ve bireysel tercihlerin nedenlerine bağlıdır. Sıklıkla, tedaviler psikoterapi, davranışsal terapi ve ilaç kombinasyonundan oluşacaktır.

Anksiyete tedavisinde bazen alkol bağımlılığı, depresyon gibi altta yatan nedenlerin kontrol altına alınmasına kadar beklenmesi gereken bir süreç te olabilir.

Bazı durumlarda, kaygı evde doktor gözetimi olmadan tedavi edilebilir. Bu tür kaygılarla baş etmek için önerilen birkaç alıştırma ve eylem vardır:

Stres yönetimi: Stresi yönetmeyi öğrenmek, potansiyel tetikleyicileri sınırlandırmaya yardımcı olabilir. İş baskısına ve işinizle ilgili çalışmalardaki göz korkutucu görevleri daha kolay yönetilebilir hale getirmek için listeleri derleyin. Kendinize işten zaman ayırın.

Gevşeme teknikleri: Anksiyetenin zihinsel ve fiziksel belirtilerini rahatlatmak için basit aktiviteler yapılabilir. Bunlar arasında meditasyon, derin nefes egzersizleri, uzun banyolar, karanlıkta dinlenme ve yoga yer alır.

Olumsuz düşünceleri olumlu olanlarla değiştirmeye yönelik alıştırmalar: Yaşadığınız olumsuz düşüncelerin bir listesini yapın ve bunları değiştirmeye yönelik olumlu, inandırıcı düşünceleri belirleyin. Kaygı belirtileri belirli korku ile ilişkiliyse, korkuyla yüzleşmek, korkuyu yenmeniz için faydalı olabilir.

Destek ağı: Aile üyesi veya arkadaş gibi destekleyici bir kişiyle konuşun.

Egzersiz: Fiziksel efor, beynin pozitif imajlarını tetikleyen kimyasalları serbest bırakabilir.

Dünya Sağlık örgütünün çalışmalarına göre depresyon kalp hastalıkları ve onkolojik hastalıklardan sonra en önde gelen hastalıklar arasındadır ve dolaylı yoldan bağışıklık sistemini de etkilediği için bir çok fiziksel hastalığı zemin hazırlamakta ve hayat kalitesini olumsuz şekilde etkilemektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ümraniye escort - şerifali escort - kartal escort - üsküdar escort - acıbadem escort - kurtköy escort - erenköy escort - sancaktepe escort - beykoz escort - kadıköy escort - çekmeköy escort - maltepe escort - ataşehir escort - pendik escort -